8 Ağustos 2015 Cumartesi

işin anahtarı...

Dünyanın yaşam için bizlere sundukları, bizim yok ettiklerimizle beraber süregelenler hep bizlerle ilgili. Kendimizden farklı bir alanda yaratımlar değil, buranın içinde yaptıklarımızdan ibaret aslen yaşam. Bir başka coğrafyada olması da pek fark yaratmıyor.
Kızgınlık, kırgınlık, aşk, sevgi, düşmanlık pek çok duygunun özünde de yer alan bir hiyerarşi var aslen yaşamlarımızda. kimini öne çıkartmakta çok zorlanmazken kimiyle baş etme korkusu durdurur bizi. Yine korkudan işleyen bir gerçeklik. Temelde dayanan aslen kendini durdurma değil, o adımı attıktan sonra yaşanabilecek olanların ağırlığıdır. Belki bugüne kadar seninle olan tüm dünya değişiverecek, belki de düşündüğünün tam tersi çıkacaktır karşına. Yine de o adım atılamaz. İnsanca hissedilenler, cesaretle atılacak olanın önüne set çeker oturur.
Farkındalıklar da böyledir. Bir an gelir nasıl görmediklerini, göremediklerini sorgularsın. “Yaşam sizin de sayenizde böyle” demek istersin. Durursun. Durmak da yerinde bir karardır. Herkesin farkındalık süreci kendince ilerler. Kendince şekillenir bilirsin. Senin bir adımda ulaştığın, onun 10 yıllarını alabilir. Ya da senin hala sürdürdüğün bir gelişim onda bir anda çözümlenebilir.
Bilim alanlarını sorgulamam bilimin kendisini de severim. Çünkü başlangıç bilimselliğe dayansa da her birinin hikayesi bir hayale dayanır. Yaşamda salt kurallardan söz etmenin imkansızlığı neredeyse ispat edildi. İnsan davranışları sorgulanamaz bir düzeyde farklılık gösteriyor. Bu da yaşamların içerisinde farklılaşmayı destekliyor aslen. Herkesin aynı olmasının imkansızlığı çeşitlendiriyor dünyayı.
Yalnız akıl, öğrenilmiş, öğretilmiş olanla öylesine meşgul ki, kendi içinden yeryüzüne taşanı atlayıveriyor zaman zaman.  Dünyaca adlandırılan değişim, kendi kabuğunda sahibini sürekli uyaran bir rahatsızlık olarak kalıveriyor hayatlarda. Oysa yaşam değişim. Bedenler de değişim aslında, direnen zihnin aksine değişim her birimizin seçimi olabilecekken öğretilmiş olana katı bağlılık, bağımlılık durduruyor onu.

Olması gereken adımlar yönünden değil. Kalıcı olarak sabitlenenler belirliyor artık yaşamı. Değişim isteyenlerle, değişime direneneler arasında kalakalan bir alan burası artık. Bunun da tek bir ilerleyişi yok her şeyin üstünde böyle bir gerçekliğin oluşabileceğine olan ümit belki de işin anahtarı…

Share

1 yorum:

  1. Bize öğretilenlerle uğraşırken neleri atlıyoruz neleri kaçırıyoruz kimbilir? Yaşam karmakarışık bir mücadele ortamı. Bizler de bu ortam da mutlak sonuçlar çıkarmaya çalışan oyuncularız işte!

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız Bizim İçin Çok Değerli..

SYMRNAİZ BÜTÜN HAKLARI SAKLIDIR. ©2014

TASARIM-GULTASARİM