26 Mart 2015 Perşembe

gönüllü olmak...

Bugünlerde biraz ara vermiştim yazmaya. Onunla bütün olduğumda akanın coşkusunu seviyorum. Kızgınlık ve gergin olduğum dönemde de yazıyorum öyle olduğu gibi, geldiği gibi. O zaman tüm kızgınlık dökülüveriyor satırlara. Onu yayınlamaya geldiğindeyse vazgeçiyorum.

Zira okuyana da o olumsuzluğu yansıtmak pek de doğru gelmiyor. Her birimizin birbirini algıladığı, hisler ve duygularını bir diğerine kolaylıkla taşıyabildiği düşünüldüğünde ben de yer alan bir olumsuzluğu sizlere de aktarmak pek de doğru gelmiyor, seçmiyorum o yayınlarımı paylaşmayı.

Geçti mi derseniz “evet” geçti. Hemen çalışmaya başladım üzerinde. Beni sıkan, tıkayan konuların kaynağına ulaşıp sevgiyle özgür bıraktım onları. Böyle yapınca ne mi oluyor? Akışa geçebiliyorsun kolaylıkla. Yapılanların seni hedeflemediğini bildiğinde kendini de o ateş yığının içerisine atmıyorsun gönüllüce.

Sizin dışınızda gelişen her bir olay, basitçe sizin dışınızda. Herkesin kendince doğruları; kendince biriktirdikleri ve dolayısıyla kendince tanımladıklarıyla sınırlı. Bu ne demek? “Birine iyi olduğunuzu ispat etmeyin” demek mesela. İnatla kanıtlamaya çabaladığınız bu iknanın imkansızlığına işaret ediyorum.

Biri sizin için her hangi bir cümle sarf ediyorsa bilin ki içerilerde bir yerde aslında göremediği kendini anlatıyor. Bunu çoğu zaman kendimin de yaptığını fark ettiğimde açıldı dünyam. Ne gerek vardı bir başkasını yerip durmaya. Enerjimi buna harcamaya... Ne yaptım? Ben de kendimi özgür kılmaya çabaladım gönüllüce. Bunu dolaylı ya da doğrudan içinde bulunduğum her alan için yapıyorum. Şunu kabul ediyorum ki kolay olmuyor zaman zaman. Savunmaya geçtiğim "hiç de bile ben böyle değilim" dediğim tonlarca an yakalıyorum :) Sonra kabul edip gerçeği bunu görmemi sağlayan aynama da teşekkür edip devam ediyorum yoluma. Bu anlamda karşımızda varlık bulan herkes aynı zamanda bizlerin yol göstericisi. Kızılan, sevilen, nefret edilen, aşık olunan...

Eğer bir kişi hayatınızda varlığını devam ettirmeyi seçiyorsa zaten sizinledir. Yok istemiyorsa yollar açık bırakın gitmesine gönüllü olun. Ya da olmadığınız, yapmadığınız biri gibi mi gözüktünüz “elaleme”. Çok mu değerli bu tutunduğunuz? “Hayır” değil. Siz onu hayatınızda tutma derdinde olduğunuz için önem arttırma durumundasınız. Bu durumu her yarattığınızda kendinizden bir çizgi eksilttiğinizi de unutmayın.

Bazen düşünürüm herkes mi böyle? Gerçek olan aslında herkes böyle beklentilerin tuğlalar olduğu yapıların içlerindeyiz. Bu nedenle beklentiler yönlendiriyor her birimizi. Oysa onu ortadan kaldırdığında geçmişle olan zorunluluk ilişkileri yerine gündelik yaşamda devam eden gerçek ilişkiler olmaz mı?

Ben hayatın mucizelerine inanan biriyim. O nedenle de birbiriyle aynı işi yapanların bile kazançlar elde edebileceğini, kendini çoğaltabileceğine inanıyorum. Aynı işi yapıyor olmak, bir diğerinin sizden daha iyi olduğu anlamına gelmez neticede her birimizin yetenekleri, elinin hüneri, ruhunun yaratıcılığı kendine has. Ve mucizelerden biri de şu ki; bir kişiyle bu anlamda yolunuz kesişecekse ne yaparsanız yapın o doğru an'da; katkının en yüksek olduğu durumda sizinle olacak. Farkındalıkla bunu alıp kabul ettiğim andan itibaren bana katkılarını yaşıyorum bu söylediğimin.

Bu küçük farkındalık hediyelerini de almadan geçmeyin derim ;)

Ve unutmadan ekleyeyim, bahar geliyor; dünya bir yarım küresinde yeniden doğmaya hazırlanıyor. Bu heyecanı onunla paylaşmaya günde bir dakika ayırmaya ne dersiniz? Sadece onu dinlemeye gönüllü olun… Sizin için hazırlandı koskaca bir kış, şimdi rengarenk açacak her bir noktası; yeşerecek hınzırca… Onu her an fark etmeniz için türlü türlü numaralar yapacak. Lütfen görmeye çalışın sevgiyle… Ne dersiniz bu kadarını hakketmiyor mu? 

Fotoğraflar: Teoman Murat Demiroğlu




Share

21 yorum:

  1. Ben baharı karşılamaya gönüllüyüm...:)

    YanıtlaSil
  2. O zaman çok az kaldı, tomurcuklar hazırlandı bile :)))

    YanıtlaSil
  3. Ne güzel fotoğraflar çok hoş bir yazı sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Güzel bir yazı olmuş, içindekileri güzel yansıtmışsın....bende hayatımda kabullenmeyi seçenlerdenim....insanın elinde değil bazı şeyleri değiştiremiyoruz... her şey oluruna varıyor... baharı ve güzellikleri fark edip yaşamaya devam Hande :))) sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Filiz Hanım :) Sevgiler...

      Sil
  5. elinize sağlık
    bahar bizce en güzel mevsim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onun neşeyle canlanması herkesi uyandırıyor :)

      Sil
  6. Her satırını okudum yazınızın. Gerçekten de çok doğru şeyler yazmışsınız. Şu an hayatım için tam da yapmaya çalıştığım durumlar bunlar. Sevvgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülşah Hanım bizler gönüllü olduktan sonra bunları başarabilmek çok da zor değil. Sevgiler...

      Sil
  7. Bahar benim en sevdiğim mevsim. Mayıs ayında doğduğum için olsa gerek. Çok güzel yazmışsınız. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  8. Büyüklerin tavsiye ettiği gibi,oluruna bırakmak.. Anlatım değeri çok yüksek bir yazı olmuş,kaleminize sağlık..

    YanıtlaSil
  9. Harika yazmışsınız ,kalemize sağlık :)
    Bahar gibisi yok :) Fotoğraflar da çok güzel :)
    Sevgiler....

    YanıtlaSil
  10. Ellerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş,bahar mevsimini çok severim bu arada :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Ben de çok seviyorum baharı. Ne de güzel sergiler kendini doğa ana...Sevgiler...

      Sil

Yorumlarınız Bizim İçin Çok Değerli..

SYMRNAİZ BÜTÜN HAKLARI SAKLIDIR. ©2014

TASARIM-GULTASARİM