18 Şubat 2015 Çarşamba

Değişmek… Özgürleşmek...

Fotoğraf: Seda Akpınar Şenyuva
Uzun zamandır var olan yaşamın sadece büyümek, kariyer sahibi olmak, sevilen olmak, sevilmeyen olmak, kitap yazmak, doktora yapmak, ingilizce öğrenmek, çocuk büyütmek, tatile gitmek, işe gitmek vs.’nin çok ötesinde olduğuna doğru değiştim ben.

Yazılarımdan da fark ediyorsunuzdur ben farklı bir yaşamın olabileceğine inanıyorum artık. Geçmişte ya da gelecekte yapılacak hatalar bana sadece yol gösterici.

Üzüntüler olmadı mı? Valla oldu. Çok üzüldüğüm, hakkımın bir güzel yendiğini düşündüğüm, hayallerimin kapana kısıldığı sadece kendi mutlu olacağı için harcandığım zamanlardan söz ediyorum.

Hepimiz hayatlarımızda bu duyguları o ya da bu şekilde yaşadık. Yaşamaya da izin verdiğimiz ölçüde devam ediyoruz. “İzin vermek” dedim. Zira bu izin verilen bir durum.

Şimdi biraz daha samimiyetle yazalım.

Bunun değişmesini istedim mi? “Evet” istedim. Kapana kısılan bu hayatların bir parçası olmaktansa, yaşadığım “bu”nu olduğu gibi kabul edip; “yürü” dedim kendime.  Sana ne açılırsa sevgiyle kabul et, dene, tadına bak bakalım neler değişecek?

Sonra beni en rahatsız eden tıkanıklığı keşfetmeye niyetlendim. “Beni durduran aslında ne?”

Fark ettim ki durduranı bulmak için yüzlerce hatta binlerce yöntem var. Hangisi diye sorunca ilk karşıma çıkanı denedim. Sonra küçük kıpırtılar çıktı ortaya. Değişiyor mu ne? diye merakla bekliyordum. Sonrası mı? Kendiliğinden akan bir süreçle karşılaştım.

Üzülmenin, ağlamanın seçeneklerin ön saflarında yer alan hayatıma yenileri davet edebilir olmuştum. Yenileri reddedişimin özüne de ulaşmış. Eski biriktirdiklerimi de yavaş yavaş özgürleştiriyordum.

Özgürleşme ne sağlar? Beklentileri kaldırır ortadan, hiç de gerekli olmayan bağımlılıkları. Özgürleşme sıyrılmana yardım eder. Senelerdir durduğun yerde olan doğrularını bir anda değiştirebilmene yol açar. Peki bu doğrular değişirse ne olur? Kendin olursun, başkalarının senin adına karar verdiği noktada ona bu kararı iade etme cesaretin olur. Çünkü karar senin değil; onun kendi bakış açılarıyla seni yorumlamasından öte değil.

Peki bu seni nereye taşır? Cesaretinle yüzleşirsen, kendin olmanın zevkini bir kez yaşarsan bir daha seni kimsenin yargılamasına da, senin adına karar vermesine de gerek kalmaz. O zaman “yürü”...

Yürümeye devam ettiğin her an, seni eleştirmeye meyilli olanlarla güzellikle vedalaş, yolunun seni davet ettiği cazibesine yönel. Başkasının doğruları yanlışlarıyla değil kendin olarak kendinle yüzleş. Yapabiliyor musun? Devam et. Yapamıyor musun? Hemen yönünü; bakış açını değiştir. Yapmanın yolu hemen karşında. Engeller mi görüyorsun sadece güzel; “durma!”, engellerinle her yüzleştiğinde biraz daha cesaretlendin.

Sonuç mu? Hayatı bambaşka görmek isteyip istememek seçimlere dayalı. Seçmeyip sadece olduğun yerde başkalarına özenip “adam da yapmış” diyerek kalakalmak da senin seçimin; “bir cesaret kalk ayağa” demek de...

Bu arada değişmeyeceğine en inanılan, kaskatı hayatların içinde olanlar. Hiçbir yönden gevşemeyen, rahatlamayan, neşelenmeyen… 

Bu doğanın, yeryüzünün ise öyle bir sihri var ki en katı olan bile kolaylıkla değişebiliyor.

Not: Çevremde pek çok arkadaşım fotoğraf çekiyor. Ben de bundan sonra yazılarıma onların fotoğraflarının eşlik etmesini seçiyorum. Bu fotoğraf sevgili arkadaşım (ruhdaşım) Seda Akpınar Şenyuva'dan… 


Share

18 yorum:

  1. Çok güzel hemde düşündürücü bir yazı olmuş.
    "Kendin olma zevkini bir kez yaşamak. " Bu cümle çok hoşuma gitti ve düşündüm.
    Acaba dedim ben yaşadım mı. Inanın hemen cevap veremedim kendime.
    Sanırım arasıra yanlız kalıp sorgulamalı
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen çok uzak görünenler aslında yanıbaşımızdadır. Bu anlamda ruhumuzun böylesi hediyeleri çoktan hakkettiğine inanıyorum ben. Lütfen deneyin… Sevgiler

      Sil
  2. Her ne olursa olsun hayat her sekilde devam ediyor kimi zaman bazı olaylar bizleri üzüyor yerin dibine sokuyor kimi zamanda mutluluk ifade ediyor. Hayata öyle sıkı tutunmalıyız ki bizi asla yıpratmamalı ve asla pes etmemeliyiz. Çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  3. Tarkan'ın bir şarkısı vardı ya ''Başkası olma , kendin ol;böyle çok daha güzelsin''Hah işte bu şarkının sözlerini çok seviyorum..Yazınızı okuyunca hemen o şarkı geldi aklıma..Kendimiz olmak.Çok beğendim yazınızı.Yüreğinize sağlık..Sevgiyle kalın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım ben sevginin yayıldığı bir dünyanın hayalcisiyim. Ütopik gelse de sevginin bu dünyayı ve içindekileri kurtaracağına dair sonsuz bir inancım var. Ve bunu açığa çıkarmanın ilk adımı da benim bakış açımla kendimizi sevmekten geçiyor. Çok teşekkür ederim.

      Sil
  4. Çok güzel bir yazı olmuş.Sanırım bazen kendi kendimizi sorgulamak lazım.Elinize yüreginize saglık..

    YanıtlaSil
  5. güzel cümleler, güzel anlatım emeklerinize sağlık.. yapabilmek önemli.. Fakat saygınlığıda yitirmeden ..

    YanıtlaSil
  6. Cnm çok güzel olmuş.ayağa kalkalım😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yerden başlamak gerekli değil mi? :)

      Sil
  7. Çok güzel anlatmışsınız yazınızı çok beğendim duygularıma tercüman olmuşsunuz sevgiler www.okulanneleri.com

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel bir yazı olmuş.Yüreğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
  9. harika bir yazı olmuş elinize sağlık.

    bu arada yeni bloguma beklerim :) http://buseilehayat.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim :) hemen bakıyorum ben de...

      Sil

Yorumlarınız Bizim İçin Çok Değerli..

SYMRNAİZ BÜTÜN HAKLARI SAKLIDIR. ©2014

TASARIM-GULTASARİM